Yaşam

10 kişiden 1’i aynı şeyi yaşıyor: Tanıyamıyorlar, ayırt edemiyorlar

Aleksitimiye sahip birini fark etmek kolay değildir, hatta kişi kendisinin bu duruma sahip olduğunu bile bilmiyor olabilir. Tamamen içsel bir deneyim olan aleksitimi, bireyin çevresini nasıl algıladığına ve dünyayla nasıl etkileşim kurduğuna da etki eder.

Bu terim ilk kez 1970’lerde bilimsel araştırmalarda tanımlandı ve günümüzde klinik bir teşhis olarak kabul edilmemekle birlikte, genel nüfusun yaklaşık %10’unu etkilediği tahmin edilmektedir. Kelimenin kökeni Yunanca’dır: “a” (yok), “lexis” (kelimeler) ve “thymia” (ruh veya duygular) anlamına gelir, yani “duygular için kelime bulamamak” şeklinde çevrilebilir.

Aleksitimi, bireyin interosepsiyon (içsel duyusal farkındalık) yeteneği ile yakından ilişkilidir. Aleksisomi olarak da adlandırılan bu durum, bireylerin açlık, susuzluk, yorgunluk, uyarılma veya ağrı gibi içsel durumları kolayca fark edememesine neden olabilir.

Bu durum, obsesif-kompulsif bozukluk (OKB), premenstrüel disforik bozukluk, travma sonrası stres bozukluğu (TSSB), anksiyete ve depresyon gibi çeşitli psikolojik rahatsızlıklarda daha yaygın görülmektedir. Bazı bireyler doğuştan aleksitimiye sahiptir, bazıları ise travma sonrası bu durumu geliştirebilir.

Aleksitimiye sahip kişiler duygularını tanımlamakta zorlandıkları için, genellikle bu hisleri bastırır veya görmezden gelirler. Bu durum, kendilerini duygusal olarak düzenlemelerini zorlaştırır ve daha sık bunalmış hissetmelerine yol açabilir.

Aleksitimiye sahip bireyler genellikle dışa dönük bir düşünme tarzına sahiptir. Kendi duygularını analiz etmek yerine çevrelerinde olup bitenlere odaklanarak bilgi toplamaya çalışırlar. Bu da geçmişte yaşadıkları olayları sonradan değerlendirerek ne hissettiklerini anlamalarına neden olabilir.

Özellikle otizmli bireylerde aleksitimi sosyal ipuçlarını yorumlamayı zorlaştırabilir. Yüz ifadelerini anlamakta güçlük çektiklerinden, sosyal etkileşimler bunaltıcı olabilir ve duyusal aşırı yüklenmeye neden olabilir.

Bunun yanı sıra, aleksitimiye sahip bireyler tipik olarak duygusal tepki verilmesi beklenen olaylara farklı tepkiler verebilir. Örneğin, bir ünlünün ölümü ya da bir düğün duyurusu gibi olaylar karşısında beklenmedik tepkiler gösterebilirler. Bu durum, sosyal çevrelerinde yanlış anlaşılmalara ve hayal kırıklıklarına yol açabilir.

Duygusal farkındalık, yetişkinlikte geliştirilebilen bir beceridir. Aleksitimiye sahip bireyler için duygularını ve fiziksel hislerini adlandırmayı pratik etmek, kendilerini daha iyi anlamalarına yardımcı olabilir. Ayrıca, bu hislerin vücutta nasıl temsil edildiğini öğrenmek, duygusal farkındalığı artırmada etkili bir strateji olabilir.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu